Sadece düşün, düşün ki bu aklın ve düşünmenin insanlığa verilen en büyük nimet olduğunu anlayasın.Düşündüğün şeyi yap,yap ki bir daha neden yapmadım diye pişman olmayasın, sadece şöyle düşün yapmadığın şeyden pişman olmak yaptıklarından daha ağırdır içindeki duygularında bunun ağırlığı insanlığa kendisi yaptığı en acı verici zulmün göstergesidir.
Kendimi bir bilge kadar yoğun hissetmesemde bana verilen nimeti en iyi biçimde kullanmaya çalıştığım içindir ki sözlerimdeki kast kağıda ağırlığını hissettirecek bir kalem gibi aşinadır ellerimde.
Bu gönül zamanı geldi mutsuzlukla sıkıntılarla beslendi fakat acının nerden geldiğini hala çözemedi, aynı mevlananın yaradana duyduğu aşk gibi hic aşık olamadı bir güzele, hic kendini verip düşüncelerini bir aşk uğruna yoğunlaştıramadı gecenin karanlığında,ben suan oturmuş bu satırları yaprağa dökerken hala düşünüyorum yapmam gereken şeyleri, düşünüyorum ve gözlerimi odaklıyorum bir noktaya ta ki sigaramın dumanının düşüncelerimi dağıtması gibi, dalıyorum gecenin karanlığına usulca yalnızlığın insanlığa kötülüğünü hazmedemediğim akşamlardan birinde dalıyorum bu amansız yokluğa..
Şimdiden bir ah çekiyorum mutsuzluğa, hayalini kurduğum tüm çiçeklerin baharı beklediğini ve o baharın bize hicbir zaman gelmeyeceğini hissettiğimiz zaman tekrar küfrediyorum yalnızlığa .
İçimdeki acının muhakemesini edebi romanlarımdaki sakin ve aşık karakterleriyle yapıyorum ki insanların beni anlayacağı türden yaklaşamadığım için.
Şimdi son kez yazıyorum bu kağıda uykumun kaçırmasını istemediğim türden kadının beni alıp gitmesini istemediğim için dalıyorum gecenin mavisine.